22:12:39 / 17-08-2013
Neden Müslümanlarla Diyalog Yok?
O(Risale-i Nur), doğrudan doğruya Kur'an'a bağlanmış; ve Kur'an dahi Arş-ı Azam ile bağlıdır. Kimin haddi var, elini oraya uzatsın, o kuvvetli ipleri çözsün.

Ademoğlunun hayattaki en büyük imtihanı olan iman meselesini , akli ve mantıki delillerle anlatan, asrın en önemli Kuran-ı Kerim tefsirlerinden birisi olan Risale-i Nur’lara yöneltilen tecavüz oklarına karşı müspet direnişimize bir yılı aşkın bir zamandır devam ediyoruz.

 

Her fırsatta belirttiğimiz üzere, özellikle zaten ekilen fitne tohumlarını yeşertmemek adına azami dikkat ve ölçülü davranmaya dikkat ediyoruz. Lakin muhataplarımız davamızı anlamak yerine, bizleri kendi hareketlerine saldıran farklı gruplarla işbirliği ile suçlayıp, sözde her hali ile Risale-i Nur’un terbiyesi dışına çıkmadan devam eden mücadelemizi halkın gözünden düşürmeye çalışmaktadırlar.

 

Malum sadeleştirme teşebbüsünden sonra zaten Nur Cemaatinin Gülen Hareketine olan destek ve sempatisi bitmiş idi. Halbuki yıllar yılı Risale-i Nurlardan beslenen ve bünyesinde çok ihlaslı, samimi müslümanların olduğuna inandığımız bu hareket , zaman içerisinde büyüme endişesi ile arasına almış olduğu İslami hassasiyetlerden uzak bazı zatların yanlış yönlendirmeleri ile iyice Nur cemaatinden uzaklaştı.  Özellikle Risale-i Nurların sadeleştirilmesi adı altındaki tahrifat ve tahrip teşebbüsü bunun en bariz örneklerinden birisi oldu. Mezkur teşebbüs basit manada algılandığı üzere bir külliyatının dilinin değiştirilmesi değil bir meydan okuma idi. Türk Dil Kurumu’nun kuruluşundan bugüne geçen 80 yılı aşkın bir zamandır süregelen Türkçe’nin itibarsızlaştırma hareketinin en etkili hamlelerinden birisi ne yazık ki Risale-i Nur eserlerinin, müellifinin ve varislerinin izni ve rızası olmadan sadeleştirilmesi teşebbüsü olmuştur.

 

Hususen sadeleştirme gibi talihsiz ve hukuksuz bir teşebbüs ekseninde Gülen Hareketinin Nur Cemaati ile ayrıldığı bir kaç noktayı belirtmek isteriz.


1-      “Biz İslami değil insani bir hareketiz” diyerek Hristiyan, Yahudi, Budist ve daha nice farklı din mensupları ile henüz içerik ve amacı anlaşılamayan diyalog kurma çalışmaları yapanların, yıllarca beslendikleri ve destek gördükleri Nur Cemaati ile Risale-i Nur’u doğrudan ilgilendiren meseleleri bile, Efendimiz (S.A.V.)’in en mühim sünnetlerinden birisi olan istişare ve meşveret yapmayı gerek görmemelerine hüsn-ü zanla bakamıyoruz.  Kadir-i Zülcelal (C.C.) Hazretleri,  tüm insanlık değil, müminler kardeştir diyor. Kendi din kardeşlerini ve onların hukuklarını hiçe sayan bir hareketin ne kadar İslam’a hizmet ettiklerinin muhasebesini vicdanlara  bırakıyoruz.

 

2-      Fethullah Gülen'in, dünyanın dört bir tarafındaki en küçük sosyal olaya bile Amerika’dan ses vermesine rağmen, Üstad Hazretlerinin (R.A.) değimiyle Ferdiyet makamındaki varis ve talebelerinin kendisine hitaben yazmış oldukları ve tahrifatı durdurma taleplerine cevap verilmeyerek muhatap alınmamış , bu tutum ile zaten Nur cemaati ile yollarının ayrı olduğu mesajı açıkça verilmiştir.

 

3-      Uzun zamandır hizmet tarzı ve izlenilen yöntemler bakımından Risale-i Nur’lardan uzaklaşmalarına rağmen Nur Cemaatinin büyük bir hüsn-ü zan ve kardeşlik duyguları ile, mezkur hareketi Nur halkası içinde görmesine rağmen, gelinen noktada hareket mensuplarının önemli bir kısmının Nur Cemaatinin hizmet düsturlarının zaman itibari ile geçerliliğini yitirdiğini iddia etmeleri , Risale-i Nurlarla yeterince iştigal etmemelerinin açık bir sonucu olan dar dairedeki kutsi ve aziz hizmeti yetersiz görmelerine neden olup, Üstadın mübarek hatırasının peşinden giden Müslümanları gayretsizlikle ittiham etme gibi büyük bir hataya düşmelerine neden olmuştur. Maattesüf bu tavırlar Nur Talebelerinin uhuvvet-i İslamiye düşüncelerine açık bir saldırı olmuş, fitne yangınlarının kıvılcımlarını ortalığa saçmıştır.  

 

4-      Yaşatma ideali sloganları ile kendilerine bir hizmet tarzı belirleyen bir hareketin en ufak bir eleştiri ya da kendilerinden farklı düşünen din kardeşlerini bile, din ve mukaddesat düşmanlarının safında yer almakla itham ve iftira atmaları ne yazık ki malum hareketin Üstad’ın şeytandan kaçarcasına sakındığı siyaset bataklığına düşmüş olduklarının açık bir göstergesidir.

 

5-      Kurmuş oldukları uluslararası kürsü ve organizasyonlar aracılığı ile, Mehdi nazari ile baktıkları Fethullah Gülen Hocaefendinin fikir ve düşüncelerini farklı din mensupları ile paylaşan bir hareketin, Üstad Bediüzzaman Said Nursi(R.A.) Hazretleri gibi son asrın büyük bir İslam alimin eserlerini sansürleme ve tahrif etme  teşebbüslerinin açıkça bir hukuksuzluk ve ağır bir vebal olduğu ayan beyan ortadadır.

 

Yukarıdaki maddelere daha nice nice maddeler ekleyebiliriz. Ancak Müellif-i Muhteremin (R.A.) talebelerinden kesin ve kati olarak yapılmasını istediği müspet hareket tarzını muhafaza etmek adına yazıyı daha fazla uzatmıyoruz.


Son sözümüz tüm dünya insanlığını kucaklıyoruz slogan ve faaliyetlerinden önce, din kardeşlerinizin hukukunu çiğnemeyi bırakıp, fitne ve fesad tohumları ekmeyi bırakınız. Ve Sizin aracılığınız ile Risale-i Nurlar’a uzanan mason ve zındıka komitelerinin ellerini derhal çekiniz.

 

Selam ve dua ile.

 

O(Risale-i Nur), doğrudan doğruya Kur'an'a bağlanmış; ve Kur'an dahi Arş-ı Azam ile bağlıdır. Kimin haddi var, elini oraya uzatsın, o kuvvetli ipleri çözsün.

 

 

Bu Haber ( 3394 ) defa okundu
Neden Müslümanlarla Diyalog Yok? FaceBook ta paylaş